30 Nisan 2015 Perşembe

Braun ile Özgür Olmak - Braun Yeni Silk-epil 9

Merhabalar,
Salı günü Ezra&tuba Showroomda Braun'un yeni Silk-épil 9 ile tanışmak ve sınırsız moda seçeneklerini değerlendirmek için bir araya geldik. Bu keyifli gün için Braun ve P&G ailesine teşekkür ederim. Detaylar için okumaya devam edebilirsiniz.
Özgür olun ve modayı kucaklayın…



22 Nisan 2015 Çarşamba

Pastel ProFashion Far Paleti

Merhabalar,
Bir türlü baharı yaşayamıyoruz. :)) Yaz hiç gelmeyecek gibi.. 


Günlük makyajımda tercih ettiğim ve kullandığım bir paletten bahsedeceğim bugün sizlere. Renkler çok doğal ve bir o kadar da birbiriyle uyumlu. Pastel ProFashion 201 numara. 

20 Nisan 2015 Pazartesi

Gece Bakım Rutinim

Merhabalar,


Geçenlerde gündüz bakım rutinimi yazmıştım okumak için tık tık :) şimdi ise, gece bakım rutinimi yazmak istiyorum.

                                         

İlk önce Fresh'in Soft makyaj temizleme mendili ile tabiri caiz ise kabasını alıyorum. :))) Göz makyajımı, Bebak göz makyaj temizleyicisi ile çıkarıyorum.  Daha sonra Bliss temizleme jeli ile yüzümü yıkıyorum. Aveda arındırıcı ve temizleyici toniği, pamuğa bir miktar alıp yüzümü siliyorum.  

17 Nisan 2015 Cuma

Krauterhof Kırmızı Asma Yaprağı ve At Kestanesi Ekstreli Ayak ve BacakKremi

Merhabalar,

Düzenlediğim Event'te hediye edilen ayak ve bacak kreminden bahsetmek istiyorum bugün sizlere. 


Cildimize, ellerimize, saçlarımıza gereken özeni gösterip, bir sürü ürün alıyoruz bakım yapıyoruz. Peki ya ayaklarımız? Bacaklarımız ? Ayaklarımız bütün yükümüzü taşırken acaba gereken özeni gösterebiliyor muyuz? Elimden geldiğince aynı özeni göstermeye çalışıyorum şimdilerde.  Ama yıllarca bende aksattım, unuttum arada bir krem sürüp geçiştirdim. 

15 Nisan 2015 Çarşamba

Gündüz Cilt Bakım Rutinim

Merhabalar,

Bugün sizlere gündüz bakım rutinimi yazmaya karara verdim. Daha sonra da gece bakım rutinimi yazarım. Kullandığım ürünler değiştikçe, bu seriyi yenileyerek sizlere de fikir vermek istiyorum. Hadi başlayalım o zaman :))

                        

Şimdi gece mutlaka yüzümü temizleyici ile yıkamaya çalışıyorum. Sabahları itiraf etmeliyim ki, bazen sadece su ile yıkayıp, Bioderma ile siliyorum. Üşenmez isem Bliss'in Oksijen temizleyicisi ile yıkıyorum. :)) Daha sonra Missha'nın cilt ritmini iyileştirip, nem ve parlaklık seviyesini artırmak için, Time Revolution cilt bakımının ilk aşaması olan, the first treatment essence uygulayıp, cildimi nemlendiriciye hazırlıyorum.

13 Nisan 2015 Pazartesi

Gosh BB Pudra

Güzel bir günden merhabalar,

Havalar düzelmeye başladı umarım hepimiz için güzel bir hafta olur. Yarın sabah İstanbul'a döneceğim. 2-3 ay sonra belki tekrar gelirim Marmaris'e. Neyse biz konumuza dönelim. 


Eskiden  sadece pudra kullanan biriydim. Şimdi ise bazen hiç kullanmıyor bazen ise, sadece yağlı bölgeleri kontrol altına almak için bölgesel uyguluyorum. 


Çok ince yapılı bir pudra. Kapatıcılık özelliği yok, kapatıcılık arıyorsanız pek uygun bir ürün olmayacaktır. İçerisinde matlaştırıcı ve nemlendirme özelliği bulunuyor. Cildi kurutmuyor ama nemlendirdiğinden pek de emin değilim. Genel olarak memnun kaldım benim gereksinimlerimi karşıladı çünkü. Bende ki rengi 06 naturel bu bitince belki bir açık rengini deneyebilirim. Fiyatı 40 TL civarında olabilir. Denemek isterseniz indirim dönemlerinide takip edebilirsiniz. 
Güzellikle kalın.. 



10 Nisan 2015 Cuma

Physicians Formula Organic Wear Fake Out Mascara ( Ultra Black )

Merhabalar,

Madem Nisan ayında havalar bu kadar soğuk ve bazı illerde kar yağışı var. Bende karda çekilmiş P.F maskaranın yazısını yazayım, Nisan ayında kar yağışını kayıt altına almış olayım. :))) 

                                   

7 Nisan 2015 Salı

Marvis Classic Stront Mint & Aquating Mint

Merhabalar, 

Marvis diş macunlarını duymayan kalmamıştır herhalde. 1 yıldan uzun bir suredir ülkemizde satışı sunulmuştu. Marvis,  bir İtalyan markası ve seveni oldukça çok. 


İlk olarak geçen yıl, Classic Strong Mint olanını kullanmıştım. Douglastan almıştım. Hiç unutmuyorum oradaki adam ben Marvis diş macunlarına bakarken, çok memnun kalırsınız alanlar çok memnun 12 saat boyunca ferahlık hissi gitmiyor falan demişti. :)) Tabi ki ben öyle olmayacağını ve çok abarttığını  biliyordum. Hatta içimden gülmüştüm. :))  
Denedikten sonra, evet verdiği ferahlık hissini sevdim ama, hiçte öyle abartılacak bir yanı olmadığını da görmüş oldum. Yanılmadım yani :)) 


Şuan da Aquatic Mint in küçük boyunu deniyorum. Sanırım Classic olanı daha çok sevmiştim. Aquatic minti, classic kadar sevmedim. Evet tasarımları değişik ve güzel, ama sanıldığı kadar masum değil içeriği. Hatta bazıları doğal olduğunu iddia ediyor. Hayır doğal değil! İçerisinde Paraben yok ama, paraben olmayan herşey doğal ya da zararsız değil maalesef. İçerisinde başka zararlı bileşenler bulunabiliyor. Sanırım 7 farklı  çeşidi bulunuyor. Belki meraktan diğer çeşitlerinide deneyebilirim. Ama vazgeçilmezim değil. 
Güzellikle kalın..  



6 Nisan 2015 Pazartesi

Urban Care Natural's Intense Keratin Saç Bakım Maskesi


Merhabalar,

Hangi bayan yıpranmış, sönük, mat saçları olsun ister ki? Saçlarımı boyamıyorum ama migrenim olduğu için yıkadıktan sonra mutlaka kurutuyorum. Bu bile yıpratmaya yetiyor. Saçlarımın, özellikle uçları çok kuru.  Mutlaka ekstra bakım yapmam gerekiyor. 


Urban Care Natural's in Intense Keratin Maskesi, aşırı yıpranmış saçlar için, yoğun hasar onarımı ve parlaklık vadediyor. Saçlarınıza kökten uca uygulayıp, 1dk. bekletip duruluyorsunuz. Bekleme süresinin 1 dk. olması cazip geliyor, uzun bekleyişleri sevmiyorum. Saçlarıma verdiği hissi ve yumuşaklığı sevdim. Kokusu da güzel. Saçlarıma ağırlık yapmadı. Nemlendirdi ve yumuşacık yaptı saçlarımı. Hayvanlar üzerinde de  test yapmıyor. Ee daha ne olsun :))) Şimdi diğer serilerini denemek istiyorum. Bakalım onlarda saçıma iyi gelecek mi? Deneyip yorumlarımı paylaşacağım. :))
Güzellikle kalın..

3 Nisan 2015 Cuma

Zorlu koşullara karşı Rexona Black + White kolaylığı

Malumunuz, yılın en güzel dönemi olan bahar ve yaz ayları geldi. Yılın en sevdiğim dönemi diyorum zira, sıcaklardan çok hoşlanmam bir yana; yaz demek daha çok sosyalleşmek ve festival dönemi demek!

Önümüzde bizi dizi dizi etkinlikler, ayağımızda topuklular da olsa ter ter tepinip eğleneceğimiz bir dolu konserler bekliyor Bekliyor beklemesine ama sosyalleşmenin en üst düzeye vardığı; hatta zaman zaman alanda fotoğraf çeken fotoğrafçılara kollarımız, insan bedeninin izin verdiği en dik konumda, havadayken yakalanabiliyoruz. Sizi bilmem ama bu tür etkinlikler öncesi benim aklıma en çok dayanıklı makyaj malzemeleri ve tabii ki uzun süreli koruma sağlayacak etkili bir deodorant geliyor.

Onlarca konser deneyimi ve Bir o kadar da deodorant denemesinden sonra tam olarak aradığım ( ve sevgili sosyal kuşlar, “tam olarak aradığımız” da diyebilirim) ürünü buldum; Rexona Black + White.

En cool siyah tişörtünüzle sırada beklerken alana varana kadar terlemiş olmak ve en kötüsü de o güzelim tişörtünüz lekelendiğinde ya da pek heveslenip giydiğiniz beyaz ya da açık tonlardaki bluzunuzun kol altlarında oluşan sarı lekeleri fark edince ne hissediyorsunuz? Tamam tamam daha fazla kabus teorileri ürertmenin lüzumu yok. Neyse ki yaşanabilecek en tehlikeli sorunları anlatmış bulunuyorum. Ve bu gibi sorunların tek çözümü de Rexona Black + White olduğunu hatırlatmak istiyorum. Kabus teorileri ürertmenin . Bu ürünle mağaza gezip artık yorgunluktan ve kıyafet denemekten piştiğiniz bir günü de, müzik çalmasa bile tüm gün zıpladığınız bir günü de lekesiz tamamlıyorsunuz. Tabii sadece leke konusuna odaklanmış olmayayım, Rexona Black + White bir deodoranttan beklediğiniz her anlamda koruma sağlıyor.

Tabii sadece leke konusuna odaklanmış olmayayım, Rexona Black + White bir deodoranttan beklediğiniz her anlamda koruma sağlıyor.

Ter kokusu diye bir şey bu ürünle birlikte imkansız. Bununla birlikte benim gibi ürünlerin kokusuna da önem veren bir insansanız, Rexona Black + White her sıkışta sizi mutlu edecek ve tazelenmiş hissettirecek. ( Ki şu “tazelenmiş hissetme” olayı çoğu ürünün unuttuğu bir önemli bir konu. Sıktığınız şey bir dış ürün olduğunu size hissettirmemeli Neyse ki Black + White sizinle bütünleşiyor.)

Bir de -tabii artık nasıl sadece görselliğe önem veren bir beyinse benimkisi- ürünün tasarımının da hem oldukça pratik hem de güzel olduğunu belirtmem gerek. (Ki zaten erkekler için olanı karizmatik şişe tanımının karşılığı gibi!)

Atın çantaya!
Evden çıkmadan önce kendinizi tazeleyin ya da uzun bir yolculuk öncesi çantanıza atın. Bundan sonrasında sadece giysiniz ve siz varsınız, aranıza giren sinir bozucu bir leke ya da koku durumu olmayacak!

Sahiden de 1 numara!

Bu içerik http://multibabydoll.com/ tarafından hazırlanmıştır.

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

2 Nisan 2015 Perşembe

“OTİZMİ ANLIYORUZ DİYEN YÜREKLER İSTİYORUZ.”


2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında, otizmli çocukların eğitim ihtiyaçlarına dikkat çekildi.

Türkiye’de yaklaşık 680 bin otizmli olduğunu ve bu sayının birçok ülkenin ordusundan büyük olduğunu söyleyen Türkiye Otizm Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Canan Mat, “Bugün her 64 çocuktan biri otizmli olarak dünyaya geliyor. Hamilelikte tespit edilemeyen,hiçbir testi olmayan otizmin, nedenleri de bilinmiyor. Ancak oran her geçen gün artıyor.” dedi.

Türkiye Otizm Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Canan Mat, otizmin tedavisi olmayan bir hastalık olduğunun altını çizerken, otizmi yaşayan çocukların hayatlarının ancak eğitimle farklılaşabileceğini söyledi. Ailelerin tek korkusunun “Ben öldükten sonra çocuğuma ne olacak” sorusu olduğunu ifade eden Canan Mat; “Bu sorunun tek cevabı var: Eğitim. Eğitim aldıkça çocukların yapabilecekleri artıyor. Eğitimle kendilerini ifade edebiliyorlar, en azından kişisel ihtiyaçlarını yönetebilir hale geliyorlar. Onların iş, sanat, spor, eğitim dünyasında yapabilecekleri çok şey var. Yeter ki eğitim alma imkanı sunalım” şeklinde konuştu. 


Otizmli çocukların eğitimi, sadece parası olanın aldırabileceği bir eğitim olmamalı…

Mat “Otizmli çocukların ve ailelerinin tek ihtiyacı eğitim. Büyük bir sabırla devam edecek, disiplinli, bilinçli ve düzenli verilmesi gereken bir eğitimden bahsediyorum. Böyle bir eğitim, otizmli her bir çocuğun adeta yeniden doğması, hayata bağlanması demektir.  Şu an var olan eğitim, yeterli değil ve İhtiyacı karşılayamıyor. Otizmli çocukların haftalık 45 saat eğitim alması gerekir. Bu çocukların tam gün sürecek okul eğitimlerine ihtiyaçları var. Okullarda akademik, dil ve konuşma, spor, müzik ve sosyal becerileri kapsayan dersler olmalı. Bu eğitim, devletin eli ve koruyuculuğu altında, normal gelişen çocukların matematik, Türkçe, sosyal bilgiler ya da fen bilimleri eğitimi alması gibi, gün boyu sürmeli. Eğer bu eğitimi, aileler, özel aldırmaya çalışırlarsa, bunun bedeli  4 bin ile  8 bin arasında değişiyor. Ne yazık ki, bu durum, otizm eğitimini sadece parası olan ailelerin alabileceği bir eğitim durumuna getiriyor. Peki bu eğitimi kaç aile aldırabilir ve kaç çocuk bu eğitimden yararlanabilir…” diye konuştu.

Otizmli Çocuklar için evde eğitim olmalı…
Canan Mat, bu eğitim imkanlarının sağlanması için zamana ihtiyaç var diyenlere şu cevabı veriyor “Diyelim ki bunun için zaman gerekiyor; diyelim ki bunun için eğitimcilerin yetişmesi gerekiyor,  belki de yeni okulların yapılması için beklemek gerekiyor. AMA OTİZMLİ ÇOCUKLAR BEKLEMİYOR, BÜYÜYORLAR, bu nedenle, ZAMAN KAYBETMEMEK İÇİN devletin desteğiyle,  OTİZMLİ ÇOCUKLAR  ‘siz okula gidemiyorsanız okul size gelsin’ projesini gerçekleştirelim. Eğitimcilerimizle bu aileleri bilgilendirebilir, otizmle yaşamayı öğretebilir, kolaylaştırabilir ve nasıl davranılması gerektiğini onlara anlatabiliriz. eğitimi, günde 2’şer saat evde verilebilir hale getirebiliriz. Böylece Okula gidemeyen ama her gün otizmi yaşayan, çok zor durumda olan ailelere büyük bir destek vermiş oluruz.”

Bize bir şey olursa, devletin çocuğumuzu yalnız bırakmayacağına inanmak ve güvenmek istiyoruz…
Kendisi de otizmli bir çocuk annesi olan Canan Mat “Bizler otizmi yaşayan aileler olarak bilgilendirilmeye, yönlendirilmeye ve her türlü hizmete hazırız. Bizler; çocuklarımızın bugünü, yarını ve geleceği için endişe, korku ve kaygı içinde yaşamak istemiyoruz. Çünkü bugün bize bir şey olsa, kimsemizin olmadığını ya da çocuğumuzun ağır durumda ve eğitimsiz olduğunu varsayarsak, çocuklarımızı yerleştirecek bir yatılı yurdumuz bile yok. Bizim çocuklarımızın yeri şefkatli ve sıcak kurumlar olmalıdır.” şeklinde konuştu.

Otizmli çocukların elini bırakmayın… 
“Çocuklarımızın ellerinden tuttuğunuzda, otizmi yenen çocuklar ve mutlu aileler göreceksiniz.  Normal gelişen çocuğa sahip aile,  çocuğunun bir an önce büyümesini ve onunla gurur duyacağı bir mesleği olup topluma, ailesine faydalı olabileceği günleri sayarken, otizmli bir aile,  eğitim alamadığı her gün için çocuğunun küçük kalmasını ister” diyen Canan Mat “Eğitim alamadığı için kendini ifade edemeyen ve belki de sırf bu yüzden saldırgan, kendine zarar verebilen çocuklar var. Otizmi yaşayan aileler ne para, ne mal ne de mülk, hiçbir şey istemiyor. Onların tek istedikleri yoğun, kaliteli bir eğitim.  Anne ve babanın ömür boyu çocuğuyla kaliteli yaşam sürdürebilmesine yardımcı olacak, evde de tekrarlanabilecek bir eğitim, bunu gerçekleştirebilecek sistemli okullar ve bu okulları yaşatan eğitimciler… Otizmi anlıyoruz ve destekliyoruz diyebilecek ve bunu gösterebilecek yüreklerle bir gün karşılaşmayı en büyük dileğimiz” dedi.

Ayrıntılı Bilgi için 
Zeynep İkili
Fikir Fikir Ağacı Reklam Halkla İlişkiler
Medya İlişkileri Sorumlusu




1 Nisan 2015 Çarşamba

Kielh's Mağaza Turu # 2 - Ürünler


Merhabalar,               
       Kielh's mağaza turunun ilk bölümünü şurada ki yazımda bahsetmiştim. Okumayanlarınız varsa oradan okuyabilir. Şimdi ürünleri seri seri ele alacağım. Yaşadığı şehirde Kielh's mağazası olmayan, ürünleri yakından inceleme fırsatı bulamayanlar, için bir rehber olmasını istiyorum. Telefonla sipariş vermek isteyenlere de fikir olmuş olur. :))) Ee hadi başlayalım.                                                                                                                  

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...